Ümit Özdağ; “Türk halkı intihar ederken, Hollanda bankalarında 26 Milyar Doları olan siyasetçi kim?”

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Ayyıldız Hareketi Lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ, AKP’nin Saray rejimi ile birlikte Türkiye’de, Hindistan’daki kast sistemine benzer bir kast sistemi oluşturduğunu, bu sisteminde yandaş müteahhitlerin de Hindistan’daki racalar (derebeyler) gibi sistemin sınıfsal ayrımlarından istifade ettiklerini belirtti.

Ayyıldız Hareketi Lideri Özdağ, “Yandaş racalar (derebeyler), devlet ihalelerinin nerede ise tümünü almaktadır. Yandaş racalar, vergi aflarından istifade etmektedirler. AK Parti kast sisteminin mensubu olan ailelerin mensupları, birkaç işten maaş almaktadır. AK Parti’nin önde gelen mensuplarının dudak uçuklatan servetlerini yabancı basında çıkan haberlerden okuyoruz. Bu haberleri Türkçe tercüme ederek yayınlayan namuslu gazeteciler ile ilgili hakaret davaları açıyorlar.

AK Parti kast sisteminin mensubu olmayan hangi partiden olur ise olsun esnaf, memur, çiftçi, emekli, işsiz geniş halk kesimlerine ise adeta parya muamelesi yapılmaktadır. Büyük talanlardan arta kalan kırıntılar, sosyal yardım denilerek insanımıza verilmektedir. Korona salgınından en fazla etkilenenlerin başında esnafımız gelmektedir. Esnaf, enkazın altında kalan depremzedeler gibi ekonomik enkaz altından “kimse yok mu?” diye bağırmaktadır. Ve esnaf, çığlığına hiçbir cevap alamamaktadır. Yandaşlar doyarken Türk halkı açlıkla sınanıyor. Ve Erdoğan, muhalefete “biraz da siz doyurun açları” diye sesleniyor. Oysa Orhun Abideleri’nde yazdığı gibi Türk devlet başkanı “açları doyurur, yoksulları giydirir”. Erdoğan ise Suriyelileri doyuruyor ve giydiriyor.” ifadelerini kullandı.

HOLLANDA BANKALARINDA 26 MİLYAR DOLARI OLAN AKP’Lİ

Daha önce Hollanda basınına yansıyan ve Türk basınında ise görmezden gelinen, AKP’li bir siyasetçinin Hollanda bankalarında 26 milyar doları olduğu iddiasını gündeme getiren Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu siyasetçinin kim olduğunu sordu.

KORONAVİRÜS PENÇESİNDE ESNAF İNTİHAR EDİYOR

“Korona krizinin pençesinde en ağır ekonomik krizi yaşayan dürüst ve çalışkan esnafımız iflas etmekte, işini, aşını ve onurunu kaybetmektedir. Birçok esnafımız hayatına son vermiştir. İntiharlar artarak devam ederken esnafa yapılan yardımlar komiktir. Tabii ekonomik krizin, toplumsal gerilimin sadece esnafı değil bütün toplumumuzu derinden yaraladığının en açık göstergesi, 2021’in ilk beş ayında 40 son bir ayda 20 polis memurunun intihar etmesidir. Türkiye bu dönemi intiharlar dönemi olarak anacaktır.

TÜRK ESNAF İFLAS EDERKEN SURİYELİLER BU ŞİRKETLERİ DEVRALIYOR

Geçilmeyen köprüler, kullanılmayan havaalanları için yandaş firmalara kesintisiz ödemeler yapılırken, yandaşlar sadece kendileri değil, aile boyu 4 ayrı devlet kurumundan maaş almaya devam ederken, esnaf ile adeta alay edilmektedir. Suriyeli sığınmacılar için harcanan 80 milyar doların az bir bölümü esnafa yardım için harcansaydı, bugün esnafımız ekonomik krizi çok daha hafif atlatırdı. Suriyeli sığınmacılar meselesi açılmış iken; Türk esnaf vergi, SGK verirken, sattığı malı faturasını ibraz ederken, Suriyeli esnaf vergi ödememekte üstelik kaçak mal satmaktadır. Türk esnaf iflas ederken, iflas eden Türk şirketlerini Suriyeliler devralmaktadır. Buna daha fazla tahammül etmek mümkün değildir.

HDP İZMİR İL BİNASI SALDIRISI BİLİNMEZLERLE DOLU

İzmir’de HDP binasında gerçekleşen saldırının bir çok bilinmez ile dolu olduğunu belirten Özdağ, “Saldırgan eline silah verilmiş bir acemi çaylak değil, tarihin en kanlı terör örgütlerinden birisi olan İŞİD’in içinde çatışmalara girmiş, deneyimli bir teröristtir. Böyle bir terörist kontrolsüz şekilde silahsız bir insana 10 el ateş etmez. Kitle katliamı yapacak bir kişi de elinde sadece bir tek tabanca ile olay yerine gitmez. ” ifadelerini kullandı. Özdağ , “Böyle bir eylem, içeri de kimler olduğu bilinmeden girilip yapılmaz. Üstelik, eylemci cinayetten sonra kaçıp gidebilecek imkana sahipken, en azından bunu deneyebilecek iken kaçmamıştır. Cevaplandırılması gereken başka sorularda var. İŞİD saflarında çatışmalara dahil olan bu kişi, nasıl olmuş da dönünce Sağlık Bakanlığı’nda çalışmaya başlamış?

BU EYLEMCİNİN CAN GÜVENLİĞİ VAR MI?

Saldırganın hemen tutuklanıp cezaevine gönderildiğini, eylemin hemen arkasından ortaya fotoğrafların çıktığını belirten ve sorgulamasının daha derin yapılması gerektiğini ileri süren Özdağ, “Bu kişinin can güvenliği var mı ? İçeride bu kişiyi susturmaya çalışmasınlar.” ifadelerini kullandı.