Ümit Özdağ’ın 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı Mesajı

Bugün Türk Milleti İstiklal Harbimizi yöneten ve Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk Milleti’nin egemenliğinin temsilcisi TBMM’nin kuruluşunun 101. Yılını kutluyor.

Ancak bu kutlama hüzünlü bir kutlama.

Hüzünlü bir kutlama çünkü milyonlarca insan işsiz ve aç. Yüz binden fazla işyeri iflas etti ve kapandı. Sefaletten dolayı yurttaşlarımız artık haberlerde yayınlanmayan intiharlar ile aramızdan ayrılıyorlar. Yüzbinlerce insan hasta. Her demokratik ifade isteği en ağır şekilde baskı yöntemleri ile bastırılmaya çalışılıyor. Gençlik büyük bir umutsuzluk içinde.

Hüzünlü bir kutlama yapıyoruz 23 Nisan 2021’de çünkü TBMM’nin, Gazi Meclis’in hakları 16 Nisan 2017’de yapılan “Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği” kirli referandum ile gasp edilmiş durumdadır.

Mevcut Saray rejimi İstiklal Harbimizi yöneten Birinci Meclis’e ve onun mücadelesine değil, İstiklal Harbimize suikast düzenleyenlere, emperyalistler ile işbirliği yapanlara sahip çıktığı görülüyor.

Mevcut Saray rejimi, işgal ettiği Trakya ve Anadolu’da katliamlar yapan, köyleri, kasabaları, kentleri yakıp yıkarken, Türk kadınlarına tecavüz edip öldüren, el bombaları ile çocukları havaya uçuran Yunan ordusunun ve Osman Gazi’nin sandukasını tekmeleyen Yunanlı generallerin Türk ordusuna galip gelmesini dileyen, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’a hakaret küfreden milli ve dini haysiyet yoksunu bir yaratığı büyük tarihçi diyerek Saray’da yemeğe davet edip, ölümünün ardından ağlamıştır.

Mevcut Saray rejimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Meclis’e ve Türk ordularına “katil, şaki, namert, canavar, kudurmuş haydutlar” diyen İskilipli Atıf gibi hainlerin isimlerini devlet kurumlarına vererek İstiklal Harbimizin ruhuna, şehit ve gazilerimizin aziz hatırasına hakaret etmiştir.

Gelinen noktada Atatürk’ün Nutuk adlı eserinin dağıtılmasının yasaklanması noktasına dahi gelinmiştir.

Böyle bir siyasi zihniyetin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır krizini yaşamaktadır.

Devletimiz Saray rejiminin köhnemişliği altında devlet krizinden geçmektedir.

Milli birliğimiz örselenmiş, hırpalanmış, Türk milleti adeta düşman cephelere ayrıştırılmış, milli birlik krizi yaşamaktadır.

Ekonomimiz talan, vurgun, israf, rant ve korona kıskacında çökmektedir. Ekonomik krizin derinliği kitlesel nitelikli intiharlar ortaya çıkarmaktadır.

Ülkemiz 2011 sonrasında 10 yılda dünyanın en fazla sığınmacısının olduğu ülke haline gelmiştir. 5.3 milyonu Suriyeli olmak üzere Türkiye’de 8 milyona yaklaşan sığınmacı var. Sadece Suriyelilerin bu ülkeye maliyeti 2020 sonuna kadar 80 milyar Dolar oldu. Suriyeler büyük bir nüfus hareketi ile Türkiye’yi örtülü şekilde istila ediyorlar.

Böyle bir ortamda, bütün olumsuz şartlara rağmen TBMM’nin 101. Yıldönümünde Aziz Atatürk’ün geleceğin yetişkinleri çocuklarımıza hediye ettiği Milli Egemenlik ve Çocuk bayramını kutlarken, milli egemenliğin Saray rejiminden alınarak TBMM’ne geri verilmesi ve çocuklarımızın geleceğinin bir felaketten kurtarılması için sürdürdüğümüz mücadelemizi başarı ile sonuçlanacağına inancımız tamdır.

Türkiye yaşadığı krizi aşacaktır.

Devlet tekrar bütün Türk Milletinin devleti olacaktır.

Milli birliğimiz ordularımızın İzmir’e girdiği gün olduğu gibi Türk süngüsünün çeliği kadar sağlam olacaktır.

Türkiye’de tekrar fabrikalar çalışmaya başlayacak, tarım ve hayvancılıkta kendi kendimize yeteceğiz. Ülkemiz tükettiğinden fazlasını üreten bir ülke olacaktır.

Ve başta Suriyeliler olmak üzere bütün sığınmacılar ülkelerine dönecekler. Her Türk vatandaşının cebinden şimdiye kadar Suriyeliler için çıkan 975 Dolar artık çıkmayacak. Türk vatandaşları hastahaneye gittikleri zaman 50 TL kendileri için 50 TL’de ücretsiz tedavi gören Suriyeli sığınmacılar için ödemeyecekler. Çalışan 1 milyon 300 bin Suriyeli ülkelerine döndüğü zaman 1 milyon 300 bin Türk iş bulacak. Yapay olarak yükselen ev kiraları düşecek. Türk vatandaşları kendi kentlerinde korkmadan dolaşacaklar.

Türkiye,  bu krizden yine vatansever evlatlarının mücadelesi ile çıkacaktır.

TBMM’nin kuruluşunun 101. Yıldönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün İstiklal Harbi gazilerini ve şehitlerimizi minnet, rahmet ile anıyorum. Bıraktığınız mirası sonsuza kadar savunacağız.