Zafer Partisi Lideri Özdağ Yanıtladı: Türkiye Mülteci Planının Neresinde?

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ Teke Tek’te Fatih Altaylı’nın programına konuk oldu. Özdağ programda, “Türkiye mülteci planının neresinde? Taliban ile masaya oturulmalı mı?” sorularını yanıtladı.

Özdağ’ın yanıtı şu şekilde:

Politika şu açıdan söylüyorum çünkü aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık noktasında böyle sıkışmışlıklar oluyor Türkiye’nin. Bir tarafta tırnak içinde sözde müttefikleri bir tarafta kendi çıkarları bir tarafta kendi ülkesindeki kimi rejim karşıtlarının veya rejimi sallayabilecek unsurların iş birlikleri mm söz konusu. Diğer tarafta eh Türkiye’deki mm özellikle iktidara yönelik İslamcılık yaftasını orda yapılacak adımlarla ilişkilendirilmesi söz konusu. Haftada bir gerçek iktidarın İslamcı olması da sonuçta karışık bir mesele Türk arasından. Nasıl davranması lazım Türkiye’nin? Yapması gereken nedir? Mesela geçen hafta sayın Bahçeli’nin sözüne ben çok katılmıştım yani Afganistan’a yüz çeviremez demişti. Ben de altına imza atarım demiştim ama bu yüz çevirmemenin neden, ne, ne ölçüde nasıl olması lazım? Sayın Altaylı öncelikle Afganistan’daki mevcut durumu ve Afganistan’ın geleceğine tarafların nasıl bir çerçeve biçtiklerini ortaya koymamız lazım. Amerika Birleşik Devletleri Afganistan’ı işgal ettiği zaman temel jeopolitik hedefi Asya’da yükselen bir Çin vardı derlenen, toparlanan bir Rusya vardı. Ve hemen alt Afganistan’ın nükleer bir güç olan Pakistan vardı ve doğusunda da batısında da nükleer güç olma çabasında olan İran vardı. Amerika Birleşik Devletleri Asya’nın ortasına yerleşerek Afganistan üzerinden kuzeyde Rusya’ya, Doğu’da Çin’e Güney’de Pakistan’a ve Batı’da da İran’a yani üçü nükleer güç olan, birisi de nükleer güç olma yolunda olan dört Asya gücüne karşı güç projeksiyonu yapabileceğini düşündü. Böylece Asya’daki dengeleri etkileyebilecek kendi lehine şekillendirebilecekti. Ama aradan geçen yirmi yıl içerisinde Amerika Birleşik Devletleri bu bölgede olağanüstü fazla kaynak harcarken koymuş olduğu politik hedeflerin hemen hiçbirisine ulaşamadı. Çin durumdan istifade etti Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Doğu’da Amerikan ekonomisine de yük olan, Afganistan’da Amerikan ekonomisine yük olan bu savaşı sürdürürken muazzam bir ekonomik kalkınmaya girişti Rusya toparlanmaya devam etti.

İran baskılarla rejiminin varlığını sürdürdü. Şimdi Amerika Birleşik Devletleri, Afganistan’dan çıkarken geride istikrar içerisinde bir Afganistan bırakmak istemiyor. Afganistan’ın, Amerika Birleşik Devletleri açısından şimdi önemi Asya’nın göbeğinde Amerika’nın güç projeksiyonu yapabileceği Amerikan ordusuyla güç projeksiyonu yapabilecek bir istikrarlı Afganistan değil tam tersine tek yol tek kuşak çizgisinin geçtiği yani Çin’in Avrupa’yla birleşme hedefini ticari ekonomik olarak birleşme hedefinin de geçtiği eksen üzerinde çok boyutlu istikrarsızlıklar yaratacak bir coğrafya olarak görüyor şimdi burayı. Yani Amerikan ordusunun çekilmesinden ve Afgan ordusunun büyük bir hızla çökmesinden sonraki Afgan ordusunun büyük bir hızla çökmesinin nedeni de bence içeriden yapılan bir psikolojik operasyonla çökertmedir. Komutanların satın alınmasıyla direnmeme doğrultusunda angaje edilmesiyle ilintilidir. Şimdi Afganistan’ın bir kaos alanı olacağı ve bu alana IŞİD El Kaide ve benzeri örgütler işte Horasan gibi bir El Kaide uzantısı geleceğe yerleşeceği ve bunların hem bölgeyi de stabilize edecekleri ve böylece bölgede çıkan istikrarsızlığın da Amerika Birleşik Devletleri’ne hem Rusya hem de Çin’e karşı yeni operasyonlar yapma imkanı vereceği düşünülüyor. Bu noktada Çin ve Rusya’nın bu projeyi çok erken gördükleri ve Amerika açısından da bu Amerikan projesinin öyle de sorunsuz işlemeyeceğini anlıyoruz. Çünkü Çin Taliban’a derhal senin iç işlerine karışmıyorum Dilediğin gibi yönetebilirsin. Benim insan hakları gibi demokrasi gibi bir derdim hiçbir yerde hiçbir zaman olmadı. Ben işime bakarım, ben ekonomime bakarım. Senin bütün altyapı yatırımlarını yaparım.

Dünyanın yüz yetmiş üç ülkesi arasında yüz yetmiş birinci sıradasın halk kişi başına düşen yıllık gelir dört yüz dört yüz elli dolar Şimdi ben burada yapacağım yatırımlarla halkın hayat seviyesini yükseltirim. Bana bir şey ödemene gerek de yok. Bu yatırımlarım için. Ama benim ihtiyaç duyduğum yeraltı kaynakları sende var diyerek Amerika Birleşik Devletleri’nin yapmaya çalıştığının tersine, bölgeye istikrar üretme üzerine dayalı yeni bir stratejiyle yaklaşıyor. Keza Rusya da bölgeye istikrar üretme adına yeni bir stratejiyle yaklaşıyor. Onun için Rusya’yla Taliban’ın görüştüğünü görüyoruz. Ama Rusya sadece bununla kalmıyor Taliban’la ilişkilerini doğru şekillendiririm, yanlış şekillendiririm, sonuç alırım alamam ama tedbirli olmalıyım diyerek biliyorsunuz Tacikistan’ın kuruluşundan bağımsız Tacikistan’ın kuruluşundan sonra yapmış olduğu en büyük askeri manevrayı Tacikistan’a yaptırdı ve kendisi de bu bölgedeki askeri ve istihbarati güçlerini teyakkuz durumuna geçirdi. Şimdi hem Rusya ve Çin’in hem Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgeye bakışları çerçevesinde Türkiye Afganistan’da kendi milli menfaatlerini takip edecek bir politika geliştirmek zorunda. Hocam ben de demin de bu politika nedir? İktidarın politikasının ne olacağını bilmiyoruz. Hayır olacağını iktidar da bilmiyor.

Biz Zafer Partisi olarak ne yaparız biz Zafer Partisi olarak Taliban’a, Afganistan’ın kuzeyinde Iki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afganistan’da bulunduğu sürece Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yardım etmiş Afgan halkına Afganlar’a yönelik olumsuz eylemlerde bulunmamasını bulunduğu takdirde bunun Türk Afgan dostluğuna zarar vereceğini söyleriz. Biz bu önerilerimizin dinlenmemesi durumunda Afganistan’ın kuzeyindeki Türk gruplarına ki bu grupların bir bölümü halen kendi bölgelerini ellerinde tutuyor ve Taliban’ın girişini imkan vermiyorlar askeri ve politik yardım yaparız bu arada Taliban üzerinde etkili olduğunu bildiğimiz kardeş Pakistan’la görüşüp Taliban’ın Kuzey Afganistan, Güney Türkistan bölgesinde yapmaya çalıştığı baskıcı politikaları ve işgal politikalarını sonlandırması doğrultusunda Pakistan’dan yardım talep ederiz. Ve bu konuda da ısrarcı oluruz.